Paranormal Kaynaklar & Parapsikoloji Platformu  

Geri git   Paranormal Kaynaklar & Parapsikoloji Platformu > Buda Jo Red Paranormal Kaynaklar Forum Sitesi > Fal & Kehanetler ve Şifacılık > İnsan Psikolojisi

İnsan Psikolojisi İnsan Psikolojisi hakkinda hersey bu bolumde

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08-08-2016
budajored - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
budajored budajored isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: Jun 2016
Mesajlar: 1.824
Tecrübe Puanı: 10
budajored will become famous soon enough
Standart Uyku ve Uyanık durumda uyku

insan için mümkün olan dört şuurluluk durumu vardır: uyku, uyanıklık şuuru, kendinin şuurunda olma ve objektif şuurluluk. Fakat insan sadece kısmen uyku, kısmen de uyanıklık şuuru diye adlandırılan iki durumda yaşar

Birincisi, ya da şuurun en düşük durumu uyku’dur. Bu tamamen subjektif ve pasif bir durumdur. İnsan rüyalarla çevrelenmiştir. Tüm psişik fonksiyonları herhangi bir yönelime sahip olmadan çalışır. Rüyalarda mantık, birbirini izleyiş, neden ve sonuç yoktur. Geçmiş tecrübelerin yansımaları olsun ya da belirsiz algılamalarının yansımaları olsun, uyuyan insana ulaşan sesler, bedenden gelen duyumlar, hafif ağrılar, kassal gerilimlerin duyumları gibi durumlar, hafızada sadece hafif bir iz bırakarak, çoğu kez de hiçbir iz bırakmadan zihinden geçer giderler.

İkinci şuur durumu, insan uyandığında gelir. Çalıştığımız, konuştuğumuz, kendimizi şuurlu varlık olarak düşündüğümüz, şimdi içinde bulunduğumuz bu ikinci durumu çoğu kez “uyanıklık şuuru” ya da “açık şuur” olarak adlandırırız. Fakat gerçekte bu durum “uyanık durumda uyku” veya “izafi şuur” olarak adlandırılmalıdır. Bu ikinci terim daha sonra açıklanacaktır.

Burada, birinci şuur durumu olan uykunun, insan uyanıp da ikinci şuur durumuna geçtiğinde kaybolmadığını anlamak gereklidir. Bütün rüyaları ve izlenimleriyle uyku orada kalır; sadece kişinin kendi izlenimlerine daha eleştirisel bir tavır, daha bağlantılı düşünceler, daha disipline edilmiş eylemler bu duruma eklenir. Duyum izlenimlerinin, arzuların ve duyguların, özellikle uykuda tümüyle olamayan çelişki ya da imkânsızlık duygusunun canlılığından ötürü, aynen yıldızların ve Ay’ın, Güneşin parlaklığında görünmez oluşu gibi rüyalar da görünmez olur. Fakat tümüyle yerindedirler ve çoğu kez bütün düşüncelerimizi, duygularımızı ve eylemlerimizi bazen anın gerçek algılarından daha fazla etkilerler

Bununla bağlantılı olarak hemen söylemeliyim ki, modern psikolojide “şuuraltı” veya “şuuraltı zihin” olarak adlandırılan şeyi kastetmiyorum. Bunlar sadece bir anlamı olmayan, herhangi gerçek bir durumu işaret etmeyen yanlış ifadeler ve terimlerdir. Bizde sürekli şuuraltı olan hiçbir şey yoktur, çünkü şuurlu olan hiçbir şey yoktur ve şuurlu zihin olmadığından dolayı şuuraltı zihin de yoktur. Daha sonra bu yanlışın nasıl meydana geldiğini, bu yanlış terminolojinin nasıl oluştuğunu ve genelde nasıl kabul edildiğini göreceksiniz.

Gerçekten var olan şuur durumlarına dönelim. Birincisi Uykudur; ikincisi uyanık durumda uyku ya da “izafi şuurluluk” tur. Birincisi tamamen subjektif bir durumdur; ikincisi daha az subjektiftir. Bu durumda insan bedenini hisseder ve bedeninden ayrı nesneler anlamında ben olanla ben olmayanı ayırt eder, bir dereceye kadar bu şeylere yönelebilir, durumlarını ve niteliklerini bilebilir. Fakat insanın bu durumda uyanık olduğu söylenemez, çünkü çok güçlü bir biçimde rüyalar tarafından etkilenir ve hakikatten, gerçeklerden çok rüyalarda yaşar.

İnsanların uykuda yaşadıklarını ve her şeyi uykuda yaptıklarını idrak ettiğimizde, kişilerin ve genelde insan yaşamının tüm saçmalıkları ve çelişkileri açıklanmış olur.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


ufoloji,ufo olayları