Paranormal Kaynaklar & Parapsikoloji Platformu  

Geri git   Paranormal Kaynaklar & Parapsikoloji Platformu > Buda Jo Red Paranormal Kaynaklar Forum Sitesi > Bilim ve Teknoloji & Uzay

Bilim ve Teknoloji & Uzay Bilinmeyeni anlamak için, bilineni anlamalıyız. İnsanoğlunun binlerce yıl içerisinde geldiği nokta ve çevresi hakkında elde ettiği bilimsel bulgular. Teknolojimizde ki son gelişmeler.

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 02-27-2018
budajored - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
budajored budajored isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: Jun 2016
Mesajlar: 1.826
Tecrübe Puanı: 10
budajored will become famous soon enough
Exclamation Ay’a Gerçekten Gidildi mi? Tüm Soruların Cevapları



1969-1972 yılları arasında insanlık tam altı kere Ay’a insanlı uçuş yaptı. 12 kişi Ay’da gezinme şansına sahip oldu. 45 yıl önce gerçekleşen bu misyonların doğruluğu tüm astronomlar ve ülkelerin uzay ajansları tarafından kabul edilse de ciddi sayıda insan Ay inişlerinin kandırmaca olduğu kanaatinde. Her beş Amerikalı’dan biri ve her dört Rus’tan biri Ay’a gidilmediğine inanıyor. 2001 yılında Fox kanalının Ay’a gidilmediği yönünde yaptığı belgesel de bu kanaati popüler hale getirdi. Peki gerçekten aya gidildiğini nereden biliyoruz? Bu iddialar doğru olabilir mi? Bu yazımızda bu sorulara cevap vermeye çalışacağız.

NASA’nın Ay’a iniş programı Apollo programı toplamda 24 Milyar Dolar (bugünün parası ile 150 Milyar Dolar) bütçeli büyük bir programdı. Tam 400.000 kişi bu programda görev aldı, 20.000 civarında şirket ve araştırma merkezi programa destek verdi. Bir komplonun başarılı olması için, ağzı sıkı çok az sayıda insanın dahil komployu yürütmesi gerekir. Apollo programı bir komplo idiyse, nasıl oldu da bu programda görev alan 400.000 kişi 45 yıl içinde, komplo ile ilgili tek bir söz etmedi? Eğer onların da gerçeklerden haberi yoksa, programa dahil olan bu kadar insan ve şirket nasıl kandırıldı? Komployu savunanların cevap vermesi gereken tek soru bu değil tabi ki. Apollo misyonlarının hepsi, ABD’nin bu yarıştaki en büyük rakibi olan Sovyetler Birliği tarafından da büyük bir hayal kırıklığı ve üzüntü ile izlendi. Eğer Ay’a gidilmedi ise, Sovyetler Birliği ve diğer roketi izleyen ülkeler nasıl kandırıldı? Ya da bu ülkeler neden ABD’nin foyasını meydana çıkarmadı?

Dahası, Ay’a inişin kanıtlarını bugün de görmek mümkün. Ay’a gönderilen uydulardan (Lunar Reconnaissance Orbiter gibi) çekilen yüksek çözünürlüklü resimlerden Ay’a iniş noktalarını, orada kalan araçları, iniş takımlarını hatta astronotların ayak izlerini bile görmek mümkün. Uçuş sırasında düşen Apollo 11’in bayrağı hariç, dikilen bayrakların aynen durduğunu da görmek mümkün. Üstelik bu resimler sadece sözde komplonun sahibi NASA’nın uydularından değil, Japon (SELENE uydusu), Avrupa Birliği (SMART-1 uydusu), Hindistan (Chandrayaan-1) ve Çin (Chang’e 2 uydusu) gibi tarafsız ülkelerin uydularından da geliyor.

Ay’a gidildiğinin diğer bir delili de oraya bırakılan yansıtıcılar (aynalar). Onlara gönderilen lazer ışıklarının yansıyıp geri gelmesi sayesinde Ay’a olan uzaklığı cm seviyesinde hassas olarak ölçmek mümkün. Güçlü bir lazer ve doğru yönlendirme ile, herhangi biri Ay’da bırakılan aynaları tespit edebilir. Nitekim çok sayıda bağımsız kurum bunu doğruladı.



Ay’a inildiğini gösteren bir başka kanıt da misyonlar sırasında getirilen 380 kg Ay taşıdır. Bu taşlar kimyasal yapıları ve kendilerine has geometrileri ile kolayca dünya taşlarından ve meteorlardan ayırt edilebilirler. Bu taşlar havasız ortamda çarpışma izleri taşımanın yanında, Dünya’daki en eski taşlardan da 200 milyon yıl daha eski olmaları ile de ayırt edilebilirler. Bu taşlar yüzlerce farklı kurum ve kuruluş tarafından incelendi ve hepsi, bunların Ay’dan geldiği konusunda hemfikir oldular. Aksini iddia eden tek bir bilim insanı bile yok. Eğer Ay’a gidilmediyse, bu taşlar nasıl geldi?

Bu veriler çerçevesinde Ay’a yolculukların komplo olduğunu iddia etmek epey zor gözükmektedir. Peki, Fox’un belgeselinde de gözüken ve Ay görüntülerinin stüdyoda çekildiğine gösterilen “kanıtlar” ne olacak? En yaygın itirazlara göz atalım.


Bayrak rüzgâra maruz kalmış gibi dalgalanıyor. Böyle bir şey havasız ortamda gerçekleşemez!
Ay’a bayrak asılan görüntülerde ve bazı resimlerde bayrak dalgalanıyormuş gibi gözükmektedir. Komplo teorisini savunanlara göre bu bayrağın hava olan bir yerde takıldığının çok önemli bir kanıtıdır. 150 milyar dolarlık bir komplo için sizce çok basit bir hata değil mi bu? Ay’a konulan bayrak, resimden de görüleceği gibi Г-şeklinde bir demire tutturulmuştu, dik durma sebebi budur. Bayrak sadece direğe takıldığı sırada dalgalanma hareketi yapıyordu. Bunun nedeni de hava değil tam tersi havasız ortam. Bayrak takıldığı zaman, sarkaç benzeri sallanma hareketi yapıyor, ancak hava sürtünmesi olmadığı için bu hareket uzun sürüyor ve bayrak sallanıyormuş gibi gözüküyor. Nitekim bir süre bekledikten sonra, direkle olan sürtünmeden dolayı bayrak duruyor, ancak resimlerde hâlâ dalgalanıyormuş gibi gözüküyor. Yukardaki resimdeki bayrak, sabit bir şekilde duran videodan alınmıştır.

Neden resimlerde hiç yıldız gözükmüyor? Bu stüdyoda çekildiğinin kanıtı değil mi?

Milyar dolarlarla yıldızlı bir stüdyo yapmak zor olmazdı değil mi? Ay’a yapılan bütün inişler, Ay gününde, yani Güneş’in gökyüzünde olduğu vakitlerde yapıldı (Ay günü iki hafta sürer). Yıldızların ışığı, Güneş ışığı ve Ay yüzeyinden yansıyan yoğun ışıktan daha zayıf olduğu için gözükmemektedir. Gece arabanızın ışığını yakıp, yoğun ışıkta yıldızların resmini çekmeye çalışırsanız, yıldızların resimde belirmediğini görürsünüz. Yıldızları yakalamak için uzun pozlu resimler çekilmeliydi, ancak asıl hedef yıldızları değil Ay’ı araştırmak olduğu için saniyenin 1/150 ile 1/250 arasında resim alan kısa pozlu kameralar kullanıldı. Apollo 16’da uzun pozlu ultra-viole kamera ile resim çekilmiş ve yıldızlar da görüntülenmişti.

Birden fazla gölge olması ve gölgelerin dağılımları, çekimin stüdyo ışıkları altında yapıldığını göstermiyor mu?

Bazı resimlerde birden fazla gölge görmek mümkün, bazılarında gölgeler hep aynı yöne bakmıyor ve bazı resimlerde aşağıdaki Aldrin’in resmindeki gibi gölgeleri görmek mümkün. Bundan hareketle komplo teorisyenleri birden fazla ışık kaynağının olduğunu ve çekimlerin studyo ışıkları altında yapılmış olması gerektiğini söylüyorlar. Komplo teorisyenleri iddialarında kısmen haklılar, Ay’da birden fazla ışık kaynağı olduğu doğrudur. Bunlar, Güneş, Dünya (Güneş ışığını yansıtan Ay’ın Dünya’dan parlak gözükmesi gibi, Dünya da Ay’da parlak gözükür), modülden yansıyan ışıklar, Ay yüzeyinden yansıyan ışıklar ve tabi ki astronotların elbisesinden yansıyan ışıklar. Ayrıca Ay’ın yüzeyinin eğik olduğunu, bu belirgin eğimin gölgelerin şeklini etkilediğini unutmamakta fayda var. Dolayısı ile gölgelerde bir gariplik söz konusu değil.

Peki o zaman Ay’a neden tekrar gitmiyoruz?

Apollo projesinin politik amaçları vardı. Hedef uzay yarışını kazanmak, Sovyetler karşısında ABD’nin üstünlüğünü göstermekti. Yarış kazanıldıktan sonra, milyar dolarlar harcamaya gerek kalmadı. Dahası, NASA’nın sınırlı bütçesi başka önemli programlara aktarıldı. Zaten Sovyetler de uzay yarışını kaybeder kaybetmez Ay’a gitme projelerini iptal ettiler. Bir yere tekrar gitmemek oraya gidilmediğinin kanıtı olamaz. Antalya’ya ömrümde bir kere tatile gitmem, oraya tekrar gitmemem, oraya gitmediğime nasıl delil teşkil eder ki?


Japonların Onayı: Japon Uzay Ajansı (JAXA) tarafından 2007’de Ay’a gönderilen “Kaguya/Selene” adlı uzay aracı, ayın çok ayrıntılı incelemesini yapmış, yüzeyinin yüksek çözünürlüklü görüntülerini çekmiş, bu görüntülerden yola çıkılarak, ayın üç boyutlu modeli yapılmış. Bu model üzerinde, Apollo’nun aya indiği noktadan çektiği bir fotoğrafın nasıl görüneceği hesaplanmış. Bu görüntü ayda astronotlar tarafından çekilen gerçek fotoğrafla yanyana konduğunda, neredeyse pixel pixel çakışmakta. Soldaki Japonların ay modelinden oluşturdukları görüntü, sağdaki ise Apollo astronotlarının çektiği fotoğraf.


Rusların Onayı: Soğuk savaş sırasında ABD ile Sovyetler arasında muazzam bir uzay yarışı sürmekteydi. Uzayda (göklerde) üstünlüğü ele geçirmek çok önemli hale gelmişti. (Aslında bu bir savaş kuralıdır, yüksekte olan daha avantajlıdır.) Başlangıçta Ruslar Amerikalılara peş peşe gol attılar. Dünya yörüngesine ilk uyduyu yerleştirenler de (Sputnik), uzaya ilk insanı gönderenler de Ruslardı (Yuri Gagarin). Amerikalılar, uzay yarışında çok geri kaldıklarının farkındaydılar. II. Dünya Savaşı’nda Hiroşima ve Nagazaki‘ye attıkları iki atom bombası sayesinde elde ettikleri dünya liderliği rolünü kaybetmek üzereydiler. Çünkü Sovyetler ve Çin’in de artık nükleer silahları vardı. Şimdi uzay yarışı daha da önem kazanmıştı. Amerikalıların bu prestij kaybını telafi etmek için çok radikal bir adım atmaları gerekiyordu. Öyle bir şey yapmalıydılar ki Ruslar’ın başarıları gölgede kalsın, unutulsun. Ay’a gitmek en uygun adım olacaktı. Ay’a gidişin zorlukları biliniyordu ve bu iş Ruslar tarafından imkansız olarak görülüyordu. Bu nedenle Amerikalılar bu işi kendilerine hedef olarak seçtiler. Kennedy meşhur konuşmasında: “Amerikalılar Ay’a gitmeye karar vermiştir. Bunu kolay bir iş olduğu için değil, bilakis, zor olduğu için yapacağız,” dedi.

Böylesi kıran kırana bir rekabet ortamında Amerikalılar sahtekarlık yapabilir miydi? Ruslar bu hileyi ortaya çıkarmazlar mıydı? Ruslar bir sahtekarlık varsa bunu ortaya çıkarmak için çok çalışmışlardır. Birçok casusları vardı. Uzayı inceleyen güçlü teleskopları da vardı. Amerikalıların Ay’a gidişini saniye saniye izledikleri kesindir. Amerikalıları dünyaya rezil etmek için güzel bir fırsat yakalamışlardı. Sonuçta, Amerikalılar Ay’a gitmek için çok büyük yatırımlar yaptılar. 40 bin kişi bu işte görev aldı. Milyarlarca dolarlık denemeler, füzeler, araştırma istaysonları, tesisler, platformlar, havuzlar, simülatörler inşa edildi. Böylesine büyük bir sahtekarlık düşünülemez. Bu iş Hollywood’da film çekmeye benzemez. Apollo programının bütün tesisleri ve kullanılan malzeme ile araç-gereç halen müzelerde sergilenmektedir.


Çinlilerin Onayı: Çinliler Çang-2 uydusuyla yaptıkları araştırmalar sonucunda ABD’nin Ay’a gidişinin kanıtlarını gördüklerini [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Ayrıca Çin Ay’a insansız iniş yaptı. İniş aracından çekilen kamera görüntülerini NASA’nınkilerle karşılaştırın, hemen hemen aynı olduğunu göreceksiniz. Yani Ay’a yaklaştıkça elde edilen görüntüler arasında hiç fark yok. Bence bundan sağlam kanıt olamaz, çünkü NASA’nın böyle bir şeyin sahtesini yapması mümkün değildir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-27-2018
budajored - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
budajored budajored isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: Jun 2016
Mesajlar: 1.826
Tecrübe Puanı: 10
budajored will become famous soon enough
Standart

İddia: Eğer Apollo astronotları gerçekten Ay’a gitmiş olsalardı o zaman büyük bir kemer olan ölümcül uzay radyasyonu tarafından pişirilmeleri gerekirdi.

Yanıt: Dünya’nın manyetik alanın Güneş ışınlarıyla yoğunlaştığı yer yani "Van Allen kemerleri" ancak oralarda birkaç gün gezinen insanlar için tehlikeli olurdu. Hatta astronotlar arasından birkaç saat içerisinde geçmiştir ve tıbbi bir x-ışınından daha fazla radyasyona maruz kalmadılar.

İddia: Astronotların inişini ve yeniden yükselişini çekebilmek için elinde bir kamerası olan üçüncü bir kişinin bulunması gerekmektedir. Bizim cahil olduğumuzu düşünüyorlar!


Yanıt: Neil Armstrong’un küçük adımları Eagle’ın iniş modülünün (LEM) dışına takılan bir kamera tarafından çekilmiştir. Ay’ın yüzeyinde Armstrong’un ilk adımları gösteren fotoğraflar da aslında Armstrong’un Buzz Aldrin’in merpen inerken çektiği görüntülerdir. Ay’da bırakılan kameralar Lunar Modülün kalkışını kolayca görüntüleyebilir.

İddia: Apollo 16 görevi sırasında çekilen fotoğraflardan birinde bir Ay taşın üzerinde "C" harfi görülmektedir. Bu bir sahne malzemesi olduğunu gösterir ve böylece bütün bunların bir stüdyoda çekildiği barizdir.

Yanıt: Bu "C" işareti NASA’nın orijinal görüntülerinde görülmemektedir. Yakından bakıldığı zaman fotoğrafta işaretin yapılan fotoğraf ayarlamalarına bulaşan bir çeşit saç teli ya da life benzemektedir.

İddia: Botlar Ay’ın yüzeyinde izini sadece nemli bir formda bırakabilirdi. Ayak izinizi kuru bir sahilde bırakmaya çalışın.

Yanıt: Ay toz parçacıkların kumdan farklı olarak farklı boyutlara ve şekillere sahiptir ve sabit bir basık bir şeklin sabit kalabilmesi için neme ihtiyacı yoktur. Dünya’daki birçok toz aynı şekilde davranmaktadır. Dökülmüş talk pudrası üzerinde yürümeye çalışın.

İddia: Lunar Modülü Ay’dan uzaklaşırken altından alevli egzozu görülmüyordu. Bu onun kablolar tarafından yukarıya doğru çekildiğini göstermektedir.


Yanıt: Apollo’yu uzaya taşıyan Satürn V roketi sıvı formundaki oksijeni ve kerosene yaktı ve bu da önemli bir ölçüde ateşli bir bulutu oluşturdu. Ay iniş aracı ise azot tetroksit ile Aerozine 50’nin karışımıyla çalıştı ki bu da alev püskürtmemektedir. Egzoz gazları saydamdır.

İddia: Her 10 yaşındaki bir çocuğun diyebileceği gibi uzay yıldızlarla doludur. Öyleyse neden Ay’da çekilen fotoğraflarda bu yıldızlar görünmemektedir?

Yanıt: Astronotlar parlak ışık tarafından parlayan beyaz objelerin fotoğraflarını çekti. O tarz koşullarda fotoğrafçılar hızlı-maruz-kalma süreci ile (fast exposure time) küçük lens diyaframıyla (aperture) fotoğraflar çekti. Bu da tıpkı yıldızların olduğu gibi karanlık bir arka plandaki soluk objelerin görüntülenmesini imkansız kılmaktadır.

İddia: Una Ronald adında Avustralyalı bir kadın Apollo 11 inişi sırasında bir kola şişesinin Ay’ın yüzeyi üzerinde gördüğünü belirtti. Ne yazık ki bu bir film stüdyosunda çekildiğini göstermektedir.

Yanıt: Nereden başlasak acaba? Öncelike Una (eğer gerçek bir kişiyse tabi) Dünya’daki bütün insanların görmediğini görmüştür ve böyle bir şeye dair kanıt sayısı sıfırdır. Böylece bu kola kutusu da gerçek olmayabilir.

İddia: NASA Hubble Uzay Teleskopu ile Ay’da geriye bırakılan ekipmanların görüntülerini çekerek bütün bu komplo iddialarına bir son verebilir. Ama elbette böyle bir şey yapmıyorlar. Nedendir acaba?


Yanıt: Hubble bizlere Evrenin sınırlarından galaksilere, süpernovalara ve nebulalara ait muhteşem görüntüler gönderse de bunlarda ortak olan bir şeyi de göstermektedir, o da hepsinin çok büyük olmasıdır. Ay’da geriye bırakılan en büyük insan-yapımı kalıntısı Ay iniş aracından geriye kalanlardır ve yaklaşık olarak 10 metre genişliğindedir. Bu Hubble’ın görebilmesi için çok küçüktür. Hala Ay görevlerin sahte olduğuna mı inanıyorsunuz?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02-27-2018
marvellous marvellous isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: Feb 2018
Nerden: ankara/turkey
Mesajlar: 1
Tecrübe Puanı: 0
marvellous konu
Standart

Aya tabiki gidilmiştir. Aksini düşünmek bilimden uzaklaşmaktır
__________________
Budajored Paranormal Kaynaklar Platformu
Lütfen "Profiliniz"den İmzanızı düzeltiniz.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-27-2018
qazwsx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
qazwsx qazwsx isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: Feb 2017
Mesajlar: 161
Tecrübe Puanı: 0
qazwsx konu
Standart

Alıntı:
marvellous´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Aya tabiki gidilmiştir. Aksini düşünmek bilimden uzaklaşmaktır
youtube da videonun altina gidilmedi yazmışlar
__________________
paranormal olay
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03-18-2018
Saruu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Saruu Saruu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: Aug 2016
Nerden: Antalya-Manavgat
Mesajlar: 293
Tecrübe Puanı: 0
Saruu konu
Standart

aya gidilmedigini düşünen bence kendini sorgulanması gerek çünkü cok sacma bir teori. aya gidildigine dair bircok kanıt var.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tag Ekle
ay'a ayak basmak, ay'a gitmek

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


ufoloji,ufo olayları